5 Kasım 2019 Salı

bu zıtlıkların sebebi...

Merhalaar

Bazen öyle mutlu ve enerjik oluyorum ki bu durum hemen davranışlarıma etkisini gösteriyor. Abur cubur yiyorum bloga kitap analizi ya da öneri dizi film yazıyorum ve biraz şımarıyorum. (Mekân bizim)

Ama bazen de birden bire yorgun, vasıfsız ve mutsuz hissediyorum. Bu kısım genelde daha kısa süren aşama. Ve ben şükür ki kendini motive etmeyi de çok iyi bilen bir insanım.. Ne diyordum heee böyle olduğum sıralarda bloga attığım yazılar ise genelde hepimiz ölüücez, aslan yalnızlığım... :D
Böyle olduğumda genelde elle tutulur sebepler olmuyor. İçim dışım çocuk!

Ama sanırım böyle olmak beni diri tutuyor. Her iki halim için de şükretmeyi öğreniyorum. Denge kurmayı öğreniyorum. Bu çalkantılı ruh hali ile yaşamayı öğreniyorum.
Eee meslek erbabı olmak da bunu gerektirir. ;)


Kasım-5
19

20 Ekim 2019 Pazar

Allah'ım bana ölmeden önce hayvan sevgisini tattırdığın için hamdolsun.

8 Ekim 2019 Salı

affedebilmek için kendimi...

Selamünaleyküm
Yaptığım şeylerden dolayı kendimi affetmeyi öğrendim..
Daha doğrusu hala öğreniyorum..
Çünkü sevgili sayın ben: yanlış yaptığımda pişman olduğumda, gerçekten kalbim acıdığında geriye yapılacak pek de bir şey kalmamış demektir. Onun varlığına sığınmaktan başka..

Affedeceğim kendimi ve sonra olanlar o zaman olur işte..
İnsan kendini nasıl affeder ya da nereye kadar affeder bilmiyorum..
Küçük çocuk Ahmet'in çikolatasını yediğim için..

Tamam şimdi çok da yalan olmasın çikolata mevzusunu fazlasıyla telafi ettim sayılır..

Affedebilmek için kendimi, önce pişman mıyım diye dikkatlice kontrol etmeliyim.
O ise benim içimi bilir..

4 Eylül 2019 Çarşamba

Ölmek için bu hayatı yaşıyoruz...

Eğer Allah isteseydi yaşlanmak diye bir şey olmayabilirdi. Yani yine büyürdük, ruhen gençliğimiz yavaş yavaş kemale ererdi, fiziken ise belli bir yaştan sonra aynı kalabilirdik.

Yüzümüzde -her gün detaylıca farkedemesek de- bir haritadaki yollar gibi eninde sonunda birleşecek sayısız çizgi var.
Henüz gençliğimin başındayım ve saçımda bi kaç tel beyaz var.
10 yaşındayken sahip olduğum enerjiye 20 yaşındayken sahip değildim.

Ve tabi bu işin bir de  evlat, kardeş gibi her gün mütemadiyen gözümüze gençliğini sokan veletleri var.

Yine veee,

Allah sonsuz bi merhametle, her gün ölümü ve esasında kendini; bir gün elbet toprak olacak bedenimizdeki yavaş fakat sistematik değişimlerle hatırlatıyor.

En yakınımızı bile kaybettiğimizde belli bir süre gerekir. Eski yaşantımıza dönmek için. Burada önemli olan gereken süre değil. İşin sonunda yine ve yeniden eski yaşantımıza dönebiliyor olmamız. Bu nedenle ölüm zaman zaman kendini hatırlatma nezaketinde bulunsa da günlük dilde pek de yeri yok. İçimiz kararır çünkü çok ölümden bahsedince. Çok garip! Ölmek için bu hayatı yaşıyoruz. Bir gün ölelim diye bu hayat bahşedildi. Her şeye bir anda anlam kazandıran tek şey evet, ölüm.


İçin ne alemde sayın okur?



20 Ağustos 2019 Salı

MAYA''

!
Adım adım adım
Çocuk oldum 
İyi bir hamur yapmak için iyi bir maya gerekir.
Masal bu ya hamur kabarır 
Büyür adım adım
Ateş yakar onu bi müddet
Adı ekmek olur 
Önce ottu kimse bu değişime el çırpmadı.

Ama insan çilesine hasım olduğu için
Artık bakkalar maya satmazlar. 
Ve kaliteli bir maya vardır her iyi işin içinde.
Benim içimde mayalar dans ediyor.
Henüz hamur yapamadılar.
Ad-
Im.

9 Ağustos 2019 Cuma

Sonzamanlardaokuduğumbirkaç

B

Son zamanlarda okuduğum bir kaç kitaptan bahsetmek istiyorum size.

 İlk kitap Ahmet Murat Özel'den
~Kuşlarla Sohbetin Şartları
İncecik bir deneme kitabı. Son zamanlarda romanlardan ziyade daha çok fikir üzerine kitaplar okumaya başladım. Kaliteli bi roman her zaman denk gelmez:)  Size altını çizdiğim bir kaç cümleyi yazmak isterdim ya da favori denememi. Ama kitap arkadaşımda o nedenle yalnızca çok çok güzel ve fikriyat dolu olduğunu söyleyip kendi zevkimi referans gösterebilirim. (Müsadenizle çocuklar)

~Simyacı yazarı Poulo bi şeydi unuttum. Zaten kitabın ünü, yazarını gölgede bıraktığı için yalnızca Simyacı demek de fazlasıyla açıklayıcı oluyor sanırım.. Kitaba gelince.. Allah'ım ne var sanki bu kitapta bu kadar abartacak!! Benim için vasatın bile altında kalabilir. Yolculuk, maneviyat kişişel menkıbe vs falan filan. Beni hiç etkilemedi. Zaten niye bir doğulu şu kitaptan etkilenir anlamış değilim. Maneviyat söz konusu olduğunda Doğu bir çırpıda koca bir müktesebat koyar önümüze. Anladığınız üzere, çok satanlar listesinde olan bu kült kitabı hiç beğenmedim.. Eğer ortaokul sonlarında lise başlarında falansanız ve kitap önünüze denk geldiyse okuyabilirsiniz. Daha ilerisine tavsiye etmiyorum:D

~Aliya İzzetbegoviç - Özgürlüğe Kaçışım
TRT'nin çekmiş olduğu, o oyunculukların berbat olduğu Aliya dizisini izlemiş biri olarak ( Aliya İzzetbegoviç'i oynayan oyuncu dışında) kitabı okumak benim için sanki çok yakından tanıdığım, geçmişte ortak anılarımızın olduğu birinin notlarını okumak gibiydi. Kitapla dizinin temas ettiği yerlerde duygulandım ve ona neden bilge kral denildiğini sonunda anladım. Felsefen, psikolojiye, tarihe, matematiğe,siyasete bir çok konuda ancak bir alan elemanının bilmesi gerekebilecek spesifik detayları bilmesi ve bu bilgileri istediği şekilde kullanarak örnekler verebilmesi... Çok hayran kaldım ve dönemin politik durumuyla alakalı olan yerler bi hayli fazla olduğu için anlamakta güçlük çektiğim yerler de oldu  ama okurken hiç sıkılmadım dedim ya, bana çok yakın birinin notlarını okur gibiydim. Bunun nedenini aynı acıya ağlamış insanlar olmuş olmamıza bağlıyorum birazda ve aslında en çok. Okuduğum ilk Aliya İzzetbegoviç kitabıydı sırada Doğu Batı Arasında İslam var!

2019/ 8


14 Mayıs 2019 Salı

NORMAL DEĞİL!!

Uzun zamandır tesettür kavramının yozlaşması mevzusuyla karşı karşıyayız. Artık tesettür bile demiyorlar. Ölçülü giyim! Tesettürün hiçbir kaidesi önemli değil artık göze güzel ve modern ve de minimalist tabiki gözüktüğü sürece ne kadar kapattığı ve uygun olduğu ikinci planda... Artık normal değil demenin zamanı geldi. Tabiki markalara vs sorsan biz zaten tesettür olduğunu iddia etmiyoruz derler. Ne önemi var! Bu kadar insanın yozlaşmasına vesile olduktan sonra. Gözümde podyumlarda gezen mankenlerden hiçbir farkı olmayan instagirl(!) lerin güzelliklerini ve vücutlarını hiç çekinmeden paylaşmaları elin adamlarının önünde her pozu vermeleri ve de tabiki evlenirlerken kız istemelerinde nişanlarında Kur'an okutmaları... Şimdi saçma sapan herkesin hatası var falan filan mevzusu akla gelmesin.. Burada beni tedirgen eden şey çizilen portre. Muhafazakar kesim. Nişanında Kur'an okuyacak kadar muhafazakar instagramda boy boy fotoğraf paylaşacak kadar özgür(!) bir kesim. Kimsenin şahıs bazında ne yaptığı beni zerre ilgilendirmez. Ama ben kendimin,yaşıtlarımın,küçüklerimin içine girdiği, her gün biraz daha normal gördüğü bu zehrin içinden kurtulmak istiyorum. Ve uyanmak!!! Artık buna dur demeliyiz. Etrafınızdaki tesettürlü insanları düşünün, instagramdaki markaları düşünün, paylaşılan kıyafetleri, feda edilen ve her gün biraz daha verilen tavizleri. Artık algı şu yönde tesettür hiçbir şeye engel değil maskesi altında onlara benzeyebildiğimiz kadar benzemeliyiz. Yeni bir moda akımı mı çıktı? Tabiki tesettürlü kız da bu akıma uyabilir, tesettürlü kızlar da artık özgür. Halbuki biz herkes gibi olmayı reddettiğimiz için tesettürlüyüz, özgür olduğumuz için tesettürlüyüz. Nedir bu aşağılık duygusu ve kendini ispat çabası?
Tabi bir de bunun mali kısmı var. Herkesin bileceği daha önce alışveriş yapma ihtimali çok yüksek olan bir internet tesettür giyim sayfasında daha önceden fiyatını bildiğim bir elbiseye yakın bir zamanda tekrar baktığım zaman fiyatının neredeyse iki katına çıkmış olduğunu gördüm. Bir de indirimde şuan güya. Ramazan indirimi. Yaşasınnn daha ne isteriz! Ne kadar iyiler, Müslimler ramazan dolayısıyla indirim bile yapmışlar. Sadece fiziki manada değil manevi bütün değerlerimizde sömürü ve asimile altında. Ramazan ruhu bu mu? Dürüst bir satıcı bunu hiçbir zaman yapmamalı ama bir de araya ramazan gibi bizim için çok önemli kavramlar da sokulmuyor muu çıldıyorum!!!
Arkadaşlar tabiki tesettürlü bir kadın da güzel giyinmek isteyebilir, pek ala giyinebilir beğendiği bi modaya uyabilir, internetten alışveriş yapabilir artık bunlar çağın nimetleri. Ama hayatı helal haram filtresiyle yaşmamız gerekiyor gibi geliyor bana. Önce bir Müslüman kimliğimize sormalıyız her şeyi. Bu benim kimliğime bir zarar verir mi diye. Yoksa korkuyorum ki ilerde daha da fena olacak her şey.
Şunun da altını çizerek belirtmeliyim ki  iğneyi de çuvaldızı da önce kendime batırıyorum. Kendi yozlaşmamın da önüne geçmek ve önce kendimi bu bataklığa düşmekten kurtarmak ilk hedefim.

2019/Mayıs